Bu sürücümüz diyor ki, ben seni çekmekle uğraşamam...You (sen), tow (beni) , me (çek).*
* esinti kaynağı: G.O.R.A.

Eski arabaları olanlar Tacoma'da bir panayırda buluşmuş. Çok güzel arabalar vardı. Hepsi trafiğe çıkabilecek durumda. Arabalarını sergilemek ve yarışmaya katılmak isteyenler 15 dolara kaydoluyorlar. Trafiğe kapatılmış geniş bir sokakta -ki bizim ölçülerde büyük bir cadde genişliğinde kadar oluyor bu sokaklar- ve hemen yanındaki park yerinde ardarda dizilmiş, 100-150 araba arasında gezinmek ise bedava.












O zaman gözüme çarpan ilk farklılık şuydu: Tezahürat yok. Daha doğrusu, seyirci kendi başına tezahürat yapmasını bilmiyor. Foucault hoppalaa! derdi herhalde ama yazıyorum, bütün sahalarda panopticona benzeyen bir mimari var.
Önde oturmak için pahalı biletlerden alamayan mutsuz çoğunluk kuşbakışından oyuncuları karınca gibi görmesin diye sahanın tepesine büyük ekranlar konulmuş. Ekranların hemen altında da elektronik hareketli mesaj panoları var. Bu panolarda maçın durumuna göre renkli harflerle birşeyler yazıyor, seyirci de tepki veriyor. Mesela
Her spor karşılaşması gibi bu da bir aile faaliyeti. Anne-baba-çocuk şeklinde topluca gelenler de var, boşanmadan sonra ancak hafta sonu gördüğü ebeveyninin elinden tutmuş tek çocuklar da...
Sadece spor karşılaşmalarına özgü olmayan ve artık bütün dünyanın bildiği gibi; Amerikalı her ahval ve şerait altına yer! Hot doglar, nachoslar, dilim pizza... aklınıza ne gelirse.




Bakınız
Tacoma'daki bu totem elektrik direğinden de uzun, görüyorsunuz. Çok güzel oyulmuş, boyanmış, biçimsiz mekanına rağmen haşmetli birşey. Dibinden kafanız kaldırıp bakınca upuzun, göğü deliyor gibi duruyor.









'Lütfen'le başlayan ikaz 'kanun kesinlikle uygulanır' diyor. Bu arada Open Container Law, yani Açık Şişe/Kutu Kanununa göre motorlu taşıtlarda kapağı açılmış içki bulundurmak cezaya tabi. Bazı eyaletlerde torpido gozundeyse birşey demiyorlar. Burada farklı bir versiyon var demek ki.
Tekneyle gelenler karaya ayak basmadan önce son yudumunu içebilsinler diye minik köprüyü geçiş bölgesi yapmışlar herhalde.