11.11.04

Barnes and Noble

Amerika'da herşey gibi kitapçıların da zinciri var. Burası Barnes and Noble. Elbette bütün şubeleri aynı şekilde tasarlanmış. Genelde içinde bir de Starbucks kahvecisi oluyor. Kahve ve tatlı yanında dergileri karıştırabiliyor, ya da kitaplardan beğendiğinizi alıp bir kenarda okuyabiliyorsunuz. Evet, yerler duvardan duvara halı kaplı.





Not: fotoğraftaki kızı tanımıyorum.

Alışveriş

Alışveriş sevenler için bir dükkanın içi: Burası bohem hayat tarzını sevenler (ve gençler) için mallar satan bir dükkan. Pembe jaluzilerden fıstık yeşili koltuklara, Çin işi kağıttan lambalardan turuncu çiçekli eteklere kadar herşeyin olduğunu söylesem, bir fikir vermiş olurum sanırım. Urban Outfitters da elbette bir zincir.







Plakalar

Yolda giderken en büyük eğlencelerden biri araba plakalarını okumak. Özellikle ülkenin güney kesiminde şahsa özel plakanın epey çok olduğunu söylüyorlar.

Amerika'da ehliyet ve araba ile ilgili işler Department of Motor Vehicles (kısaca DMV) de hallediliyor. Özel plakalar DMV'ler tarafından da destekleniyor Bunun için fazladan yıllık 20 dolar ücret ödemek yetiyor. Plakanıza beli harf sınırı içinde istediğiniz kelimeyi yazdırabilirsiniz. Kaydedebildiğim enteresan plakaları buraya ekleyeceğim.





"küçük anne" nin iyice kısaltılmısı olan lil' ma





bu da jellybean.

6.11.04

Ryan's'ta akşam yemeği

Arkadaşlarla akşam yemeği yemeğe karar verdik. İçimizden birisi daha önce bilmediğimiz bir yere götürmek istedi. Ryan's'ın özelliği, girişte kasaya yemek için sabit bir ücret (içecek haric 9.70 dolar) ödeyerek içeriye girip, ondan sonra da açık büfeden yiyebildiğin kadar yemeği seçmek.





Bu fotoğrafta görünen kırmızı kazaklı kadının olduğu kısım salata büfesi. İlerdeki bölüm soğukların olduğu büfe; siyah süveterli adamın olduğu yerde ise tatlılar başlıyor. En uzakta fotoğrafın sağ tarafında yarım çıkan kısım ise en önemli yer: Etler. Gözününüzün önünde ızgara yapılan biftekten başka tavuk, hindi ve domuz eti servis ediliyor. İçecek için sabit bir ücret başta ödeniyor ama kaç bardak isterseniz içebilirsiniz. Kahve de lokantanın ikramı.







Bu fotoğrafta çıkan bölüm lokantanın sadece onda birini gösteriyor. Aynı anda 500 kişiyi ağrlayacak kapasitede olmalı. Biz girerken kuyruk vardı. İşin ilginç tarafı, üniversiteye çok yakın olmasına rağmen çok az öğrencinin bulunmasıydı. Hemen bütün müşteriler yerli halktan oluşuyordu.

3.11.04

Interstate 81'de kaza

Haziran ayında I-81'de rahat rahat gidiyoruz.



Birden trafik yavaşladi, sonra da durdu. Yaklaşık 1 saatlik bir beklemenin sonunda yol acildi. Ilerlediğimizde trafiğin neden durduğunu anlayabildik.











Acil durum aracı.





Yangın söndürme aracı. Üstündeki resme dikkatinizi çekerim.





Araba taşıyan TIR neredeyse tamamiyle kömür olmuştu.

31.10.04

Rehoboth Plajı

haziran ayında arkadaşlarımla bir plaja gitmeye karar verdik e delaware'deki rehoboth plajını seçtik. her ne kadar şansımıza güneş açmadıysa da plaj çok hareketli ve eğlenceliydi. üstelik bizim gibi amerikalılar da havaya bakmadan plaja akın etmişlerdi. fakat kimse okyanusa girmiyor tabii. bu kadar kalabalık plajda sadece 10-12 çocuk kıyıda dalgalarla oynuyordu.







kumsala giden yolda trafik





rehoboth'un dar sokakları





turistik bir kıyı kasabası -hatta köyü- olduğu için her dükkan, cafe, lokanta dikkat çekecek şekilde boyanmış, şirin hale sokulmuş.





bu pano, rehoboth fotoğrafçısının vitrininde idi.





ve nihayet plaj.















25 Nisan "Pro-Choice March"

25 Nisan'da Washington DC'de kadın kuruluşları ve Bush aleyhtarları bir araya gelerek, Başkan Bush'un kadınların kürtaj hakkına yönelik siyasetini eleştirmek için çok büyük bir organizasyon gerçekleştirdiler.



Bir pazar günü saat 12'de toplanarak yaklaşık 2 millik bir mesafeyi yürüdüler ve sonunda bir ucunda Kongre binasının olduğu, Beyaz Saray'ın da hemen yakınında bulunduğu National Mall'da toplandılar. Düzenleyicilerin iddialarına göre 1 milyonu aşan bir katılım oldu. Medya bu rakamı pek telaffuz etmedi. Aşağıdaki fotoğraflar Amerika'da yapılan gösterilere bir başka örnek.





tepeden tırnağa amerikan bayrağı olmuş yaşlı bir çift.





görebildiğim her sloganı fotoğrafladım. Her ne kadar 1-2 tane güzel slogan olsa da amerikalıların bu konuda pek yaratıcı olmadığını söyleyebilirim.











belki başka çıplak protestocu vardı ama ben görmedim. belki kalabalığın öbür ucunda kalmış olabilir :)













göstericiler yüzü kongreye dönük şekilde toplandılar. kongre binasının hemen önünde görülen ekran, altındaki podyuma gelip göstericilere seslenen kadın hareketi liderlerini ve ünlüleri herkesin görmesini sağlıyordu.





ben orada bulunduğum 1-1,5 saatlik zamanda susan sarandon'u gördüm, hillary clinton da vardı. daha pek çok ünlü artist, siyasetçi ve aktivist konuşma yaptı.

29.10.04

Tribünden beyzbol maçı

New York Yankees ile Baltimore Orioles maçından fotoğraflar.
Bu maç Baltimore'da Orioles'un sahasında oynanmıştı. Sene 2001.




Kimbilir kim yendi. Beyzbol maçları son derece uzun ve sıkıcı.
Saatlerce topa vursunlar da koşsunlar diye bekliyorsunuz.






Zaten seyirciler de orada oturduğu 3 saat boyunca yarım saatte bir hot dog ve bira molası veriyor. Maç bittiğinde park yerinin durumu ve dönüş trafiği ise bir felaket.













Piknik'ten



Geçtiğimiz ay arkadaşlarla dere kenarına pikniğe gittik. "Tubing yapacağız" diye heyecanlanıyorlardi. Meğer tekerlek lastiğini şişirip, üstüne binip nehrin akıntısına kendini bırakmak tubing oluyormuş! Bir de bu tube'lar kiralanıyor. yüzenlerin akıntıya kapılmaması için eli telsizli bir güvenlik görevlisi var. nehrin aşağısına inenleri tekrar yukarı getirmek için eski otobüsler çalışıyor. Park paralı. Oracıkta bu işten küçük bir işletme kuruvermişler. Bu kızlar, üniversite öğrencisi. Sorority denilen gruplardan birinin üyesi imişler, hafta sonu topluca yüzmeye gelmişler.









nehir kenarından geçen "bakımlı" tren yolu.

Washington DC'de küçük bir gösteri



Bu fotoğrafı 27 Eylül 2002'de çekmiştim. Farragut Square'de gösteri yapan bir grup.
Birşeyleri protesto ediyorlardı.





... "kalabalığı kontrol eden polisler...











ve polislerin park halindeki araçları

Virginia Tech'ten görüntüler






Burruss Hall: Bu fotoğrafta görünmeyen Rektörlük binasi



Kütüphane ile Torgersen Hall'u birbirine baglayan köprü, ayni zamanda bilgisayar merkezi


Kampüsün ortasindaki alan "Drillfield"